Sayfa Seç

Konyalı Seçmenden Özür Diliyorum

Konyalı Seçmenden Özür Diliyorum

Daha önce İzmir seçmeninin, Konya seçmeni gibi sorgusuz sualsiz kendi partisinin adayına oy verdiğini söyleyen iki yazı yazmıştım.

İzmir’deki belediye başkanlarını gördükçe, Konya seçmenine ciddi manada haksızlık ettiğimi anlıyorum.

Neden haksızlık ettiğimi şimdi daha iyi kavrıyorum.

Evet; Konya seçmeni muhafazakâr.
70’li yıllardan beri önce MSP’ye, sonra AKP’ye yerelde oy veriyorlar. Bunun nedeni ideolojik olabilir. Ancak hizmet anlamında Türkiye ortalamasının oldukça üzerindeler. Eskişehir belediyeciliğiyle kıyaslandığında bile, hizmet, yönetim ve liyakat açısından arada büyük bir fark olduğunu düşünmüyorum.

En son üç yıl önce Konya’ya girmiştim.
Gördüğüm şehir, açık söyleyeyim, beni kıskandıracak düzeydeydi.

Katı muhafazakâr bir şehir gibi görünse de, kent yaşamında liberal alanlar ciddi biçimde var.

Gelelim İzmir’e…

Seçmen profili ve şehir, çağdaşlık noktasında Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri. Buraya kadar tamam. Ancak son yirmi yılda evrilen şey; sorgulamayan, pasifleşmiş, “nasıl olsa bizim parti” özgüveniyle şımarmış bir seçmen refleksi oldu. Aday kim olursa olsun, CHP’li görünmesi yeterli sayılıyor.

Konya’da dış çeperlerde yoğunlaşan etnik kimlikçi, bağnaz ya da suç örgütü benzeri yapıların kentin yönetimini ele geçirdiğini iddia etmek haksızlık olur. Zaten Konya’da bizim bildiğimiz anlamda “kenar mahalle” bile yok denecek kadar az.

Peki İzmir’de durum öyle mi?

CHP’nin kaleleri, adeta işgalcilerin eline geçmiş durumda. Gerçek İzmirliyi, Atatürkçü, gerçekten partili olan insanları neden bu yapıların içine almıyorlar?

Sosyo-politik farklılıklar elbette var. Ancak yerel seçimlerde Konya’nın hizmet üzerinden gördüğü destekle, İzmir’in tercihlerinin sonuçları arasında dağlar kadar fark bulunuyor.

İzmir, 2014’ten bu yana belediye hizmetleriyle değil; cahilliğin, liyakatsizliğin ve bu tabloya rıza gösteren bir seçmen manyaklığının içinde debeleniyor.

Şehrin çöp dağlarına, lağım kokusuna, çevre kirliliğine alışması; her seçimde aynı senaryoya tepkisiz kalması gerçekten inanılmaz.

Yazar hakkında