DÖNMEZ O GÜNLER, GELMEZ O GÜNLER, MAZİDE KALDI
Hayatımın en anlamlı yıllarını yaşadığım o günlerin bir daha geri gelmeyecek olması, kabullenmesi kolay bir durum değil.
Kendi adıma söyleyebilirim ki; 1990’lı yılların başından, 2010 yılına kadar süren aktif üyeliğim boyunca yaşadığım günler ve yıllar benim için son derece özeldi.
Sayısız ilçe ve il kongresi, büyük yarışlar… Çoğunda galip gelen Buca CHP ekibinin içinde aktif rol üstlenmiş olmaktan sonsuza kadar minnettar kalacağım.
Kuşkusuz, ekipler arası rekabetin içinde yer almak, başından sonuna kadar taraf olmak; zaman zaman şaka yollu da olsa küçük bir şöhret yakalamamıza vesile olmuştu.
Özellikle Rıza Zayıfoğlu ile birlikte birçok başarı hikâyesi yazdığımız doğrudur. CHP’nin ikinci kez açılmasının ardından Buca’da yapılan ilk ilçe kongresiyle başlayan süreç, 2009 yılında Ercan Tatı’nın belediye başkanı seçilmesine kadar uzandı. Bu süreçte elde edilen başarıların bir parçası olmak bizler için ayrı bir gurur kaynağıydı.
Rıza’nın genel merkezle olan bağları ve Deniz Baykal’a yakınlığı bu başarının önemli unsurlarındandı. Ben ise daha çok sokakta ve sahada etkinlik organizasyonlarıyla sürece katkı sunuyordum. Ercan Tatı öncesinde güçlü Baykalcı ekip olarak, mahallelerde ve köylerde yapılan delege seçimlerinde çoğunlukla kazanan taraf biz oluyorduk.
Dönemin Buca İlçe Başkanı Hüseyin Yüzer’in bize “Mahallenin piçleri” diye hitap ettiği günleri de hatırlıyorum; çünkü o dönemde bizi geçmek gerçekten zordu.
2010 yılında Deniz Baykal’a kurulan kumpasa kadar süren CHP üyeliğim boyunca, kimseyle kirli bir ilişki içine girmeden, çoğunlukla bir dava insanı olma niyetimi koruyarak hayatıma devam ettim.
Rüya gibi geçen o 20 yıl, CHP’nin ideolojik varlığının ve Türk milletine duyulan inanç ile sadakatin hayatımız ve geleceğimiz açısından ne kadar kıymetli olduğunu öğrenmemi sağladı.
Bugün her ne kadar farklı düşünceler içinde olsam da, CHP’nin kalbimdeki yeri ömrüm boyunca var olmaya devam edecektir.
Hayatta en büyük şanslarımdan biri, CHP’li olmak oldu.
Sevgiyle kalın.