Buca’da Yağmalama için Hesap Vakti
Bugün güç sizde olabilir; ama yarın ne olacağını düşünmek zorundasınız.
Kamu kaynaklarını hoyratça kullanan, ihale süreçlerini adrese teslim hale getiren ve kentin hakkını gasp eden anlayışın bedeli er ya da geç ödenir. Bu yalnızca bir siyasal uyarı değil; tarihin ve toplumsal vicdanın değişmez kuralıdır.
Sizden önce aynı yollardan geçenlerin sonunu gördük:
Köşe bucak saklananlar, insan içine çıkamayanlar, itibarını yitirenler…
Bu yükle huzur içinde yaşamak mümkün değildir.
Buca’nın ahı ağırdır.
Halkın vergisinden alınan tek kuruşun bile hesabı sorulur.
Bugün rahat görünseniz bile, yarın adaletin kapısını çalacağını bilerek yaşamak zorundasınız.
Bunu özellikle şunlara söylüyorum:
Belediye başkanı, yardımcıları, ilçe başkanı ve usulsüz doğrudan temin ile parçalı ihalelere imza atan, buna göz yuman belediye meclis üyeleri…
Bu kenti sevmek yalnızca slogan atmak değildir.
Buca değerlidir; tarihiyle, doğasıyla, insanıyla çok daha fazlasını hak eder.
Henüz geç değildir.
Yanlıştan dönmek mümkündür.
Bugün birileri kazanıyor gibi görünse de, gerçekte kaybeden Buca’dır; dolayısıyla hepimiziz.
Son sözüm şudur:
Bucalı bardacığı da bilir, Sultaniye üzümünü de…
Ama “Yağma Hasan’ın böreği”ni kabul etmez.